• Ana Sayfa
  • İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Foto Galeri
  • Haber Arşivi
  • İletişim
  • Ziyaretçi Defteri
  • Forum
  • Haber/Makale Gönder
  • Gündem Tv
Akademisyenler BDP Siyaset Akademisi'nde ders verecekler
Akademisyenler BDP Siyaset Akademisi'nde ders verecekler
4 Kasım 2011 / Cuma
Akademisyenler BDP Siyaset Akademisi'nde ders verecekler

Akademisyenler BDP Siyaset Akademisi'nde ders verecekler

ANF

16:30 / 03 Kasım 2011

İstanbul - Akademisyenler, "KCK" adı altında tutuklanan Ersanlı ve Zarakolu'na önce imza kampanyasıyla destek verdi, şimdi de BDP Siyaset Akademisi'nde ders vermek için çalışma başlattılar. Bir grup akademisyen ve savunma avukatları Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaparak, BDP PM üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı, MYK üyesi Mustafa Avcı ve Yayıncı Ragıp Zarakolu'nun da aralarında bulunduğu 46 kişinin KCK adı altında yapılan operasyonla tutuklanmasına tepkilerini dile getirdiler. Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere, Prof. Dr. Fatma Gök, Prof. Dr. Gencay Gürsoy, Prof. Dr. Meryam Koray, Prof. Dr. Füsun Üstel, Yard. Doç. Dr Ayşen Candaş Bilgen, Prof. Dr. Nazan Aksoy gibi çok sayıda akademisyenin yanı sıra BDP PM üyesi Yazar Ayşegül Devecioğlu, Sanatçı Jülide Kural, Gazeteci Yazar Nadire Mater, Açık Radyo Programcısı Gürhan Ertür ile Av. Hülya Gülbahar gibi isimler eyleme katıldı. Protesto eylemine Prof. Dr. Ersanlı'nın kardeşi Sırma Evcan da katıldı. TOTALİTER REJİME DOĞRU GİDİŞ Avukatlar adına yaptığı açıklamada Ezgi Şahin, KCK operasyonu altında gerçekleştirilen operasyondaki hukuk dışı ve keyfi kararların Türkiye'nin baskıcı otoriter yapısından totaliter bir rejime doğru gittiğinin göstergesi olduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin dünyada "terör suçlusu" olarak kabul edilen siyasi dava sanıklarının en fazla olduğu ülke olduğu gerçeğini hatırlatan Şahin, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri'ni geçmişteki Sıkıyönetim Mahkemeleri'ne benzetti. Bu mahkemelerle birlikte sınırsız yetkili hakim ve savcılarının "zorbalık hukuku" uyguladıklarını söyleyen Şahin, "Polis devleti uygulamalarının sıradanlaştığı bu dönemde egemenlerin isteklerini hiç tereddüt etmeden uygulayan mahkemeler, polisin yönlendirdiği davalarda hukuka akla ve mantığa uymayan kararlar vermektedir" dedi. 8 BİN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI 4 BİNİ TUTUKLANDI Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri için, 'DGM'lerden daha vahim duruma geldiğini, mahkemelerin devletin ideolojik aygıtı gibi çalıştığını ve bu mantık ile resmi ideolojiye karşı her türlü muhalefeti baskı ve gözdağı cenderesine sokmaya çalıştığını' özetleyen Ezgi Şahin, çarpıcı istatistiği de şöyle paylaştı: "BDP'ye yönelik operasyonlarda 8 bine yakın Kürt siyasetçi gözaltına alındı; 4 bin Kürt siyasetçi ise tutuklandı." Avukatlar adına yaptığı konuşmada, daha önce basına yansıyan "1400 kişilik tutuklama listesi" hususuna da değinen Şahin, son dönemde KCK adı altında yürütülen operasyonları da BDP ile ilgili hükmün çoktan verildiğinin kanıtı olarak ele aldı. "BDP'yi kriminalize etmeye çalışan medya kendisini yargı yerine koyarak hem insanları daha baştan suçlu ilan etmekte hem de soruşturmanın gizliliğini ihlal etme suçunu işlemektedir" diyen Şahin, soruşturma aşamasında Prof. Dr Büşra Ersanlı'nın notlarında geçen "demokratik özerklik" ve "Türkiye vatandaşlığı" gibi ifadeleri nedeniyle örgütsel dokümanlar elde edilmiş gibi sorgulandığının altını çizdi. YOK ETME MEKANİZMASI Yayıncı Ragıp Zarakolu'nun ise Siyaset Akademisi'nin açılışına katılmasının örgüt üyeliğine yeterli delil olarak gösterildiğini anlatan Şahin, şöyle devam etti: "Akademide ders gören öğrencilerin teknik takibe alınmaları, parti binalarına girerken çekilmiş kamera görüntülerinin sorulmuş olması artık hukukun yerlerde süründüğünün kanıtıdır. Açıktır ki yargının iddia ve hüküm ayağı çökmüş, özel yetkili mahkemeler eliyle bunlar siyasetin, devletin basit birer baskı, yok etme mekanizması haline gelmiştir." DERS VERECEKLER Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Tahsin Yeşildere ise akademisyenler olarak bu gelişmeler nedeniyle endişeli olduklarını açıklayarak, yaşanılanları "bilime vurulmuş bir darbe" diye niteledi. Bilim insanlarının, gazetecilerin, siyasetçilerin demokratik siyaset yapmalarının önünün kesilmesinin Türkiye'yi giderek karanlık bir noktaya doğru sürükleyeceğini belirten Yeşildere, şöyle dedi: "Bilim insanları topluma yaptıkları bu hizmetleri bu şekilde tutuklanarak cezaevine konulmak isteniyor ise, Türkiye'nin geleceği karanlıktır. Bu da bizi endişelendiriyor. Biz burada tutuklu arkadaşlarımız için buradayız. Artık zaman gelmiştir. Korku düzeni yayarak, insanları korkutarak demokrasi rejimi kurulmaz. Buna karsı her türlü girişimin yapılmasından yanayız. Demokrasi özgürlük ve insan haklarından yanayız." Yeşildere ayrıca, Ragıp Zarakolu ve Prof. Dr. Ersanlı ile dayanıştıklarını göstermek için başlattıkları imza kampanyasının yanısıra, illegalize edilmek istenen BDP Siyaset Akademisi'nde gönüllü olarak ders vermek konusunda çalışma başlattıklarını da duyurdu. AKADEMİSYENLER YÜRÜYECEK Bir diğer söz alan ise Boğaziçi üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Gök oldu. Prof. Ersanlı ve Zarakolu'nun arkadaşları olarak, onların yalnız olmadığını göstermek için bu işin takipçisi olacaklarını vurgulayan Gök, tepkilerini ortaya koymak amacıyla yarın Boğaziçi Üniversitesi’nde yine akademisyenler olarak bir yürüyüş gerçekleştireceklerinin bilgisini verdi. Gök, baskı süreci karşısında edinilecek birlikteliğin ise bir umut ışığı olacağını kaydetti. DÜŞÜNCELERE KELEPÇE VURULMASIN Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meryem Koray da, Zarakolu ve Ersanlı'ya destek için yaptığı konuşmada, şunları söyledi: "Düşünce özgürlüğünün her şekilde serbestçe ifade edilmesi anlamına geldiği için buradayız. Düşüncelere kelepçe vurulmasına hayır dediğimiz için buradayız. Ve tüm bunları özgürlük, eşitlik, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü cümlelerinin bir ülkede kabul edilemeyeceği için buradayız." Koray, protestolarının bir diğer anlamının Kürt sorununun barışçıl, siyasal yollarla çözülmesi yönünde istekleri olarak algılanması gerektiğinin altını çizdi. 12 EYLÜL’DE DE AYNI KORKULARI YAŞADIK Gazeteci Nevin Sungur da, Türkiye Başbakanı Erdoğan'a atıfta bulunarak, asıl bu gelişmelerin "sözün bittiği yer" anlamı taşıdığını kaydetti. 12 Eylül döneminde de benzer korkular yaşadıklarını fakat, o dönemin kısa süreceğine dair inançları olduğunu belirten Sungur, bugün ise o günlere kıyasla içerisinde bulunulan dönemin ne kadar süreceğini dahi bilemediklerini ifade etti. Son olarak Av. Ercan Kanar da, soruşturma aşamasında yaşanan hukuksuzluğa dönük tepkisini ortaya koydu. Protesto eylemi operasyon kapsamında tutuklanan isimlerin tutukluluğuna ilişkin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne vermek üzere hazırladıkları dilekçelerin içeri hakkında bilgi vermesinin ardından alkışlar eşliğinde son buldu. ANF NEWS AGENCY




Bu Haber 283 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.