Gündem

Çin’den dünyaya Ukrayna’da ateşkes çağrısı

BM Güvenlik Konseyi önceki gün Ukrayna’daki kriz nedeniyle toplandı. “Buça olayı” ise toplantının başlıca gündemi oldu. Çin’in BM’deki daimi temsilcisi, Ukrayna’daki gerginliği yumuşatarak mümkün olduğu kadar erken ateşkes sağlamanın uluslararası toplumun ortak acil beklentisi olduğuna işaret ederek, aynı zamanda bunun Çin’in güçlü talebi olduğunu vurguladı. “Buça olayı”nı değerlendiren Çinli temsilci, bu olayla ilgili her suçlamanın gerçeklere dayanması gerektiğine dikkat çekerek, olay hakkında soruşturmanın nihai sonuçlarının ortaya koyulmasından önce, tüm tarafların temkinli olmaları, asılsız suçlama yapmaktan kaçınmaları gerektiğini söyledi.

Çin’in adı geçen rasyonel ve objektif açıklaması, uluslararası toplumun “Buça olayı”na yaklaşmasına net bir rehber oldu. Günümüzde, Rusya-Ukrayna çatışmasının derhal sona ermesi, her şeyden daha acil ve önemli. Bu nedenle uluslararası toplumun bu konuda arabuluculuk yapması, barışçı görüşmelerini desteklemesi, büyük önem taşıyor.

“Buça olayı” hakkında Rusya ve Ukrayna birbirlerinden farklı tutum izliyor. Ukrayna basınında yer alan haberlerde, Buça kasabasında sivillerin öldürüldüğü iddia edildiği bir dizi fotoğraf ve videoya yer verildi. Ukrayna hükümeti, yaşanan olaydan dolayı Rus ordusunu suçladı. Buna karşın, Rusya tarafı, Ukrayna’nın bu suçlamasını kararlılıkla reddetti. Rusya, sözde “suç delillerinin” Rus ordusunun Buça kasabasından çekilmesinden sonra, özellikle Ukrayna ordusu ve Ukrayna basınının kasabaya varmasından sonra ortaya koyulduğunu, dolayısıyla bu olayın Ukrayna’nın Batı basını için hazırladığı bir siyasi şov olduğunu savundu. Rusya tarafı BM Güvenlik Konseyi’ne ilgili delilleri sundu.

Nitekim, Uluslararası Hümanizm Yasaları gereğince, askeri çatışmalarda sivillerin her çeşit şiddetin mağduru olması önlenmeli.  Bu nedenle “Buça olayı” etkin şekilde aydınlatılmalı, özellikle sivillere karşı şiddet girişimleri mutlaka soruşturulmalı. Ancak Rusya ve Ukrayna’nın olay hakkındaki farklı açıklamaları nedeniyle, BM, bağımsız, objektif soruşturma ekibi olay yerine göndermeli. Olayın aydınlatılmasından önce, ilgili tüm taraflar soğukkanlı ve temkinli olmalı, subjektif, tek yönlü girişimlerde bulunmamalı ve çatışmayı daha da tırmandırmamalı.

Buna rağmen, ABD dahil bazı Batılı ülkelerin “Buça olayı”nın aydınlatılmasını beklemeye sabrı yok. Bu ülkeler, kendi iradelerine göre olayı aydınlatmaya çalıştı. ABD Başkanı, Buça’da “savaş suçu” işlediği gerekçesiyle Rusya ordusunu suçladı, Rusya’ya yönelik yeni tur yaptırımları başlattı. Yaklaşık 10 Avrupa ülkesi, çok sayıda Rus diplomatını sınır dışı ettti. Başka bir deyişle, henüz aydınlatılmayan bir olay, Batılı ülkelerdeki siyasetçilerin Rusya’ya yaptırımlarının bahanesi oldu.

Rusya ve Ukrayna arasındaki barış görüşmeleri ard arda beş kez yapıldı. Görüşmelerde bazı olumlu sonuçlar elde edildi. “Buça olayı”nın meydana gelmesi kuşkusuz iki ülke arasındaki barış görüşmelerine gölge düşürdü. Ancak durumun acil olduğu bir dönemde, uluslararası toplum da soğukkanlı ve temkinli olmalı ve barış görüşmelerinin devam etmesi için ortak çaba harcamalı. Tıpkı BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in açıkladığı gibi, Rusya-Ukrayna çatışmasının getirdiği insani kriz acilen çözülmeli, “Ukrayna’daki çatışma derhal durdurulmalı.”

Öte yandan, bazı analistler, “Buça olayının” tam Rusya-Ukrayna görüşmelerinde olumlu ilerlemelerin kaydedildiği zamanda meydana geldiğine dikkat çekerek, bu nedenle olayın çatışmanın sona ermesini istemeyen güçlerin hazırladıkları bir siyasi sov olma ihtimalinin şu an dışlanmaması görüşünü paylaştı. İnsanlar 5 yıl önce ABD ordusunun “Beyaz Miğferler” örgütünün hazırladığı sahte istihbaratı gerekçe göstererek, Suriye’ye büyük ölçekli hava saldırısı düzenledi. Bu bağlamda 5 yıl geçtikten sonra, Ukrayna krizine ilişkin henüz doğrulanamayan çok sayıda bilgi ve haber karşısında, uluslararası toplum, rasyonel ve temkinli bir tavır sergilemeli.

Günümüzde uluslararası toplumun acilen yapması gereken, “Buça olayı”na karşı bağımsız, objektif soruşturma yapmaktır. Uluslararası toplum, bir yandan, barış görüşmelerini hızlandırmak, ateşkes sağlamak ve insani felaketin meydana gelmesini engellemek için yoğun çaba harcamalı. Bu kritik zamanda Batılı ülkelerin yaptırımları artırmaları, sadece çelişkiyi daha da kötüleştirebilir, daha fazla sivilin yaralanmasına ve ölmesine, dolayısıyla tüm dünya halkının ağır bedel ödemesine yol açabilir.

Gerçi, hümanizm sorunu, siyasileştirilmemeli. Çin tarafı, sivillere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu ileri sürdü. Bu saldırılar hiç meydana gelmemeliydi. Saldırıların perde arkası derhal aydınlatılmalı. Bu nedenle soruşturma sonuçlarının duyurulmasından önce, ilgili tüm taraflar, “yangına odun atma” girişimlerinden vazgeçmeli. Bu olayda hayatını kaybeden masum sivillere temel bir saygı gösterilmeli ve daha fazla insanlık krizinin yaşanmaması için gerekli adımlar atılmalıdır.     

Kaynak Çin Uluslararası Radyosu
Hibya Haber Ajansı

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı