Gündem

”Şeref Türklerindir”

MEHMET BAYER – 09.01.2022 – HİBYA – Son düşman askerinin Gelibolu Yarımadası’ndan ayrılışının 106. yılında bir Fransız askerinin siperde bıraktığı ”Şeref Türklerindir” yazılı not, kahraman Türk askerinin vatan savunmasındaki kararlılığını çarpıcı şekilde yansıtan bir anı olarak tarihteki yerini aldı.

1. Dünya Savaşı sırasında İstanbul’u işgal edip, Osmanlı İmparatorluğu’nu yok etmek isteyen dönemin en büyük müttefik güçleri, ilk olarak ”Yenilmez Armada” olarak adlandırdıkları donanmayla Çanakkale Boğazı’nı geçmek istedi.

İtilaf kuvvetleri, Çanakkale cephesinin ilk ayağında, gerek Nusret Mayın Gemisi’nin Karanlık Liman mevkisine döşediği mayınlar, gerekse sahil kesiminde konuşlanan Türk topçusunun başarı atışları sayesinde emellerine ulaşamadı.

İstanbul’a ulaşma hevesi, müttefik güçlerini bu kez Gelibolu Yarımadası’na asker göndermeye yönlendirdi. 25 Nisan 1915 sabahı başlayan çıkarma, aylarca süren siper savaşlarına dönüştü. Büyük kahramanlıkların yaşandığı çarpışmalarda Türk askeri, vatanını işgale gelenlere topraklarını çiğnetmedi. Başlangıçtaki husumet, siperler arasındaki mesafenin 10-20 metreye düştüğü, ölümün kol gezdiği bölgelerde dostluğa dönüştü. ”Centilmenler Savaşı” olarak adlandırılan mücadelede Türk ve Anzak askerleri birbirlerine kah sigara, kah yiyecek gönderdi, kültürlerinin müziklerini dinletti.

Çanakkale Kara Savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son müttefik askerinin Gelibolu Yarımadası’nın Seddülbahir bölgesinde ayrılmasıyla sona erdi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Barış Borlat, HİBYA’ya yaptığı açıklamada, Gelibolu Yarımadası’nın 8-9 Ocak 1916 tarihinde tamamen tahliye edildiğini, böylece 8 aydan fazla devam eden kara muharebelerinin son bulup, Çanakkale cephesinin kapandığını söyledi.

Borlat, Türk askerlerinin 9 Ocak günü sabahın ilk ışıklarıyla tahliyeden artakalan bölgeleri hakimiyeti altına aldığını belirterek, bu sürece şahit olan İbrahim Arıkan’ın, anılarında olayı şu şekilde tasvir ettiği kaydetti:

”8-9 Ocak 1916 gecesi takım nöbetçisi iken alafranga saatle gece iki raddelerinde Seddülbahir istikametlerinde bir ateş peyda oldu. Bunu müteakip yakınlarında tekrar iki ateş daha peyda oldu. Ateşler bir anda genişledi. Ben bu vaziyet karşısında bölük kumandanına gittim. Düşmanın bulunduğu Seddülbahir sahilinde, üç yerde büyük çapta yangınlar olduğunu haber verdim. Bölük kumandanı derhal yerinden kalktı. Çıkıp ateşleri gördü. Düşman, depoları ateşlemiş kaçıyordu. Bölük kumandanı askere silah başı yapmasını emretti. Bunu müteakip taburdan gelen bir emir üzerine askere ileri hareket emri verildi. Derhal hareketle telleri keserek birinci hat siperlerine vardık. Birinci hat siperlerinde de asker mevcut olduğu için siperler kalabalıktan geçilmez bir şekil almıştı. Çok geçmeden ‘Süngü tak, iler’ emri verildi. Siperden atlayarak düşman tel örgüsüne vardık. Düşman, tel örgüsüne gece ses çıkarması için teneke çıngıraklar koymuştu. Tel örgüsünü kestik ve düşmanın siperlerine atladık. Bomboştu, kimse yoktu. Her siperde bisküvi tekneleri mevcuttu. 

Askerler torbalarına boyuna bisküvi yerleştiriyorlardı. Bütün cephe boyunca, Zığındere’den Saroz Körfezi’ne kadar olan sahada düşmanın terk etmiş olduğu siperlerin üstünde hocalar, hafızlar yüksek sesle ezanlar okuyor, salalar veriyor, Allahüekberlerle gök kubbeyi inletiyorlardı. Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve keremine şükrediliyordu. Gece ezan seslerinin yankısı ayyuka yükseliyordu. Asker, aylardan beri yeryüzüne hasret kalmış, siperden çıktığı için yeni bir hayat bulmuştu. Bütün harp sahası askerlerin sevinç hareketlerine sahne oluyordu.”

Ahmet Nuri Bey ise hatıratında düşmanın Gelibolu’dan çekildikten sonra düşman siperlerini dolaştığından söz ettiğini anlatan Borlat, yol üzerine Fransızca olarak yazılmış bir yazıyı şu şekilde aktardığını bildirdi:

”Düşman kaçtıktan sonra karşımızdaki düşman siperlerini gezdim. Bir yol üzerine Fransızlar, L’honeur au Turc (Şeref Türklerindir) diye yazmışlardı”

Hibya Haber Ajansı

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı